2/06/2020

                    
               “gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda”


İstanbul. 4 yılın ardından döndüğüm yalnızlık çukuru. Tek bir arkadaşım bile yok. Param da yok. Mezun olmuşum. Hiç aklıma gelmeyen bir işim var. Ve bu en akla gelebilir işlerden biri. Büyük şeyler yapacağım mutlak. Şimdilik olmadı ama daha gencim. Annem habire “ah ben genç olsam deyip duruyor” Ne yapacaktı genç olunca? Ben gençtim. Bir şeyler istiyordum ama yapacak pek de bir şey bulamıyordum. Anneme bir gün sordum. Gerçekten yani enine boyuna sordum.
-Sen genç olsam ne yapardın?
-Dağcı olurdum. Dağlar çok güzel.
 Dağcılık için kaç matematik yapmak lazım? Ve Annem haklı dağlar çok güzel.
-Anneee!
-hıı?
-ben gencim.
-iyi ya kıymetini bil.
-bileyim di mi? Mesela dağcı olayım?
-hele bi ekmeğini eline al da sonra olursun!
Önce bir altın bileziğim olsun. Sonra bir ekmeğimi elime alayım.
Peki madem.
Ertesi sabah kalktım ve milli eğitim müdürlüğüne gittim. Söylemeyi unuttum. Öğretmen olmuştum. Benim bilezik bu. Aklımın ucundan bile geçmezdi. Tüm öğretmenlerim sıkıcıydı. Hele Türkçe öğretmenlerim daha da. Ama nasıl olduysa oldu. Bunu bi ara anlatırım.
 Hem ben öyle memur falan olacak insan değilim. Büyük şeyler yapacağım. Ama şimdlik yani geçici olarak idare edebilirim.
Öğrencilik bitti. Ve herkes kendi paramı kazanacağım günü bekliyor.
Milli eğitim müdürlüğünde başını evraklarından kaldırmayan ablalarım ağabeylerim vardı. İşimi pek görmediler. Biz de herkesin üç bin aldığı işi bin liraya yapmaya gönüllü olsan da tanıdık olmadan zor.
Tanıdık bulundu. Ve umarsız, genç ve öğrenciyken bir gecede aklı başında bir öğretmene dönüştüm. Ve hala gençtim. En küçüğüyle bile aramda üç yaş olan bir sınıfın edebiyat öğretmeni oluverdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder